Bir “Kaktüs” ile İletişimde Kalmanın Püf Noktaları         

Mayıs 27, 2018

Merhaba Dostlar,

Hayatımızı devam ettirirken aslında en çok zorladığımız konulardan biri de insanlar olur genellikle. Nereye gidersek gidelim tabiri caizse bir kaktüs ile karşılacağız. Bundan kaçış yok. Yeri gelecek evde yeri gelecek işyerimizde, okulumuzda, kuyrukta sıra beklerken her daim bu kaktüsler ile birlikte olacağız. İnanın en zorlandığım konu hep bu olur benimde. Öncelikle bu kaktüsler kimler gelin onları bir sıralayalım.

Önemli: Bu listeye baktığımızda kendi özelliklerimizi görüyorsak hızlıca o özelliğimizi terk etmemiz gerektiğinin farkına varalım. Bizde başkalarının kaktüsü olmayalım!

  • Eğitim seviyesi ve bilgi dağarcığı az olan ama kendini o işin gurusu sananlar,
  • Hatasını olgunlukla kabul edemeyen, kendisinin hatasız bir insan olduğuna kendini inandıranlar,
  • Egoları tavan yapmış fakat aciz olmaktan kurtulamamışlar,
  • Hayatın kendisi etrafında döndüğünü kabullenmiş benciller,
  • Negatifliği hayat felsefeleri haline getirmiş agresifler,
  • Sadece haklı olmak için konuşan ama karşısındakini dinlemeyen dinlediğinde de açık arayan hep haklılar,
  • Konum farklılıklarına, ünvanının büyüsüne takılı kalıp insanları ezmeye bayılan fakat insanlıktan nasibini alamayanlar,
  • Karşısındakinin düşünce ve bütünlüğüne saygı göstermeye tahammülü olmayan sadece kendi düşüncelerinin doğru olduğunu kabullenmek isteyenler,
  • Her şeyi en iyi ben bilirimciler,
  • Anlama konusunda kıtlık yaşayanlar,
  • Her durumda şikayet edebilecek bir şeyler bulabilen bardağın hep boş tarafına göre hareket edenler,
  • Saldırgan ve kaostan beslenen bunu kendine zevk haline getirmişler,
  • Kendi özel hayat dengesini kuramadığı ve iç sıkıntılarını başkalarından çıkaranlar.

 

Peki bu kaktüsler ile nasıl iletişim kurmalıyız. Birazda onu irdeleyelim.

  • Öncelikle kişisel almamalıyız.

(Çünkü; karşımızdaki insanın öfkesi bize değil kendine. Bastırdığı egoları, hüzünleri, kızgınlıkları gelip seni buluyor olabilir.)

  • Sakinliğimizi ve serinkanlılığımızı bozmamalıyız.

(Gerektiğinde bu insanlar agresif, şikayetçi, kendini bir şey olmuş sanan tipler olacaktır. Sen bir bağırsan o yüz bağıracaktır. Değer mi? Değmez 🙂 )

  • İletişimimizin empatik olduğundan emin olalım.

(Onun iç dünyasını anlamaya çalışarak doğru cevaplar vermeli onu anladığımızı hissettirmeliyiz.)

  • Pozitif olmakta uzaklaşmamalıyız.

(Kendi içsel motivasyonumuzu düşürmemeli güleryüzümüzü kaybetmemeliyiz.)

  • Çatışma ortamından uzak durmalıyız.

(Çatışmaya girdiğinizde kaybeden taraf her daim biz oluruz. Çünkü; enerjimizi düşürecek, motivasyon ve konsantrasyonumuz bozulacaktır. O yüzden çatışmaya bile değmeyecek insanlarla bu ortamdan kaçınalım, mesela şakaya vurabilir onun gol atmasına izin vermeyebiliriz.)

  • İletişim kurarken bir tarafın olgun olması, duruşunu bozmaması gerekir. Olgun taraf olmayı tercih etmeliyiz.

(Kendimize olan saygımızı zedeleyecek tutumlardan kaçınalım. Kendi seviyemizi düşürmenin anlamı yok. Unutmayalım bir söz vardır. “Asla bir aptalla tartışmayın; Çünkü dışarıdan bakanlar, hanginizin aptal olduğunu anlamayabilir.” – B. Dylan)

  • Proaktif olmalı, Çözüm ve alternatifler oluşturalım.

(Sorunlarda park edip çözülmesini beklemektense doğru veya değil bir çözüm üretme yoluna girmek her zaman daha iyidir. Çözümsüz olmak yanlış çözümler üretmekten daha kötüdür.)

  • Yeri geldiğinde daha profesyonel birilerinden destek almaktan çekinmeyelim.

(Her şeyi bilen taraf biz olamayız bu çelişkiye düşmeden yeri geliğinde destek almak bizim konfor alanımızı genişletecektir.)

  • Bazen zamana bırakmak en doğrusu olabilir.

(Her durum hızlıca çözüme kavuşamaz bazen anlamlandırabilmek ve algılayabilmek için zaman gerekir.)

Yukarıda bahsettiğimiz adımlar bizlerin duygu durumu sağlığını koruyarak bu gibi durumların üstesinden rahatlıkla gelebilmemiz için paylaşılmış birkaç püf noktadır. Elbette bu listeyi arttırabiliriz. Ben zor insanlarla başa çıkmak için genellikle bu yollara başvuran insanlardanım. Yeri geldiğinde zorlanırım ama her daim üstesinden gelebilirim. Umarım sizlere de faydası dokunur.

 

Aşağıda sizlerinde tutumlarınızı test edebilmeniz için Pocket Mentor’un Zor Etkileşimleri Yönetmek kitabındaki küçük bir testi paylaşıyorum. Kendinizi birde kendi gözünüzle değerlendirin derim.

1.Zor etkileşimler; gergin ilişkiler, boşa giden zaman ve düşen performans şeklinde hiç istenilmeyen sonuçlara tırmanabilir. Bu zor etkileşimlerle ilgili olarak hangi ifade yanlıştır?

a. İnsanların çoğu, cepheleşmelerin üstesinden gelmek konusunda isteksizdir.

b. Her cepheleşme, onu yönetmek için gereken zaman ve enerjiye değmez.

c. Zamanla, cepheleşmelerin çoğu kendiliğinden çözüme kavuşur.

 

2. Zamanımız ve enerjiniz sınırlı olduğundan hangi zor etkileşimlerin sizin dikkatinize değeceğini ve hangilerinin oluruna bırakılması gerektiğini dikkatli bir şekilde değerlendirmeniz gerekir. Hangi durumda, işyerinden birisi ile belli bazı çatışmaları çözüme kavuşturmak için çalışmaya karar verebiliriz?

a. Öteki kişinin, çok çeşitli durumlarda birçok insanla sıkıntılı olduğunu öğrendiniz.

b. Öteki kişinin duygusal olarak ciddi bir şekilde sıkıntılı olduğunu öğrendiniz.

c. Bu kişiyle ilişkinizin uzun vadeli olduğunu öğrendiniz.

 

3.Çevrenizdeki iki kişi çatışmaya düştüğünde müdahale edip etmemeye karar vermeni gerekir. Hangi durumda müdahale etmeniz gerekir?

a. Sorun, departman ya da ekibinizde eşit statü veya rütbeye sahip iki çalışan arasında patlak verdi.

b. Cepheleşmenin, asıl çatışan taraflar ötesinde diğer ekip çalışanlarına da yayılmaya başladı.

c. Durumun, yasal olmayan tutumlar ve ihlaller içermediğini tespit ettiğinizde.

 

4.Hangisi, işyerindeki birçok zor etkileşimin ardındaki başlıca sebeptir?

a. İnsanlar arasındaki farklılıklar

b. Kişinin zayıf karakteri ya da yetersizliği.

c. Kişinin başkasına karşı kötü niyeti.

 

Cevap anahtarı: 1*C, 2*C, 3*B, 4*A

*Tavsiye kitap:

Pocket Mentor / Zor Etkileşimleri Yönetmek

Prem P. Bhala / 7 Adımda Daha İyi İlişkiler

 

Sevgilerimle.

Gizem T.A.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir