Hep söylerim bir organizasyonun en önemli sermayesi insan gücüdür. Günümüz Türkiye’sinde işsizlik bu kadar hat safhadayken şirketlerden delicesine istifalar yükseliyor. Peki bu insanların derdi ne? Bir düşünelim istiyorum. Şirketlerin çalışanını kazanmak için çabalaması gerekirken fiili olarak ne yazık ki bilerek veya bilmeyerek çalışanının istifa yoluna ışık tutuyor. Araştırdığım ve gerçekleştirdiğim çıkış mülakatlarında en çok duyduğum maddeleri aşağıda sıralıyorum bakalım yöneticilerimiz neler yapıyor ve çalışanlar ne istiyor gelin birlikte inceleyelim.

Yöneticilerin / Şirketlerin Yaptığı Çalışanın Beklentisi
  • Senden binlerce var hissi oluşturmak.
  • Değerli ve önemli olduğunu hissetmek.
  • En küçük işi bile sürekli kontrol ederek güvensizlik ortamı sağlamak.
  • Güven duyulması ve işin sorumluluğunun verilmesini beklemek.
  • Çalışan fikirlerinin boş ve gereksiz olduğunu düşünüp hissettirmek.
  • Fikir ve önerilerine önem verilmesini beklemek.
  • Sadece yapılan hatalara odaklanarak sürekli ikazda bulunmak.
  • Hata payı ve yeri geldiğinde doğrunun gösterilmesi beklemek.
  • Gereksiz ve sürekli iş rotasyonları yapmak.
  • Yetenekleriyle doğru pozisyonlarda değerlendirilerek kariyer yolunun açılmasını beklemek.
  • Mümkünse molasız çalışmasını beklemek. (Unutmayın molasız çalışmak demek çalışıyormuş gibi çalışanlar yaratır.)
  • Nefes alabileceğim molalarım olsun.
  • Çalışanın kişisel gelişimini engellemek ve gelişirse orada kalmaz düşüncesinde olmak.
  • Kendini geliştirerek daha iyi pozisyonlarda doğru vizyonlarla koşmayı beklemek.
  • İç terfi sistemi kurmak yerine özellikle aile şirketlerinde görülen eş dost kişilerin yönetici olmalarına yol açmak.
  • İç terfi sistemiyle kendilerini görmek istedikleri pozisyonlara tırmanabileceği bir kariyer yolu olsun istemek.
  • Kendisi milyonlar kazanırken çalışanının ücret ve yan haklarında haksız cimrilikler yapmak.
  • Emeğinin karşılığını alabilmeyi beklemek.
  • Şeffaf olmamak ve sözünde durmamak.
  • Kandırılmamak, verilen sözlerin tutulacağına güvenebilmek ve önünü görebilmeyi istemek.
  • Ödüllendirme ve ceza sistemini yanlış kurmak / kurmamak.
  • Yaptığı doğru ve gerekli şeylerin ödüllendirilmesini beklemek ve suçsuz yere cezalandırılma süreçlerine dahil olmak istememek.
  • Fazlasıyla iş yükü verip nasılsa sorumluluk sahibi kesin bitirir işi diye çalışanına yüklenmek.
  • Doğru planlanan işleri yürütmeyi beklemek.
  • Canının isteğine göre mesai yapmak.
  • Özel hayatına müdahale edecek saatlerde çalışmak istemez.

Eğer çalışanınızı kaybetmek istiyorsanız hiç durmadan devam edebilirsiniz. Bu sayede hem her çalışan için baştan bir oryantasyon süreci yaşar hem her çalışan için ekstra maddi manevi efor sarf etmeye devam edersiniz. Çalışanını duymayan görmeyen nice yöneticilere sevgilerimle. Unutmayın sizi rezilde vezirde edecek tek gücünüz insandır.

Sevgilerimle.

Gizem T. A.