Çalışma Yaşamında Kadın Olmak

Mart 7, 2018

Öncelikle bir kadın olarak çalışma yaşamında emek veren çabalayan tüm kadın dostlarımın Dünya Kadınlar Gününü tüm sevgilerimle kutlarım…

Bugünkü yazımda toplumda yaşadığımız sıkıntıların yanı sıra çalışma yaşamında bir kadın olarak karşılaştığımız bazı sorunları dile getirmek istedim. Bahsi geçen sorunların bazıları şu şekilde:

  • İşyerinde Psikolojik Taciz
  • İşyerinde Fiziksel/Cinsel Taciz
  • İş Görüşmelerine 1-0 Geriden Başlamak
  • İş ve Aile Rollerinin Uyumlaştırılamaması/Dengesizliği
  • Cam Tavan Sendromu

İşyerinde Psikolojik Taciz:

Şirketlerde işlerin erkek işi kadın işi diye ayrılmasından tutunda, sen bu işi yapamazsın, kadın aklı ermez gibi bağnaz tutumlu insanların kadını iş yaşamında barındırmak istememesine, psikolojik açıdan kadını dışlayarak, kadını yenmeye, yermeye çalışması birçoğumuzun üzülerek tanık olduğumuz sorunlardan biri ne yazık ki… Bu da çalışma ortamında adalet anlayışının henüz oturmadığını yüzümüze tokat gibi vuruyor.

Yapılan araştırmalara göre özellikle ülkemizde kadınlar erkeklere oranla daha fazla mobbinge maruz kalıyor. Yaradılış gereği kadınların daha duygusal olduğunu hesaba katarsak bu tür olaylardan çok daha büyük yaralar alıyoruz demektir.

İmkansız süre zarflarında büyük işlerin beklenmesi, yetişirse takdir görmemesi, yetişmezse azar işitmesi, yaptığı her işte hata aranması ve yapılan hataların toplum içinde geri bildiriminin verilmesi gibi durumlar kadını toplum içinde küçük düşüren ve kadına yönelik psikolojik tacize verebileceğim örneklerdendir.

İşyerinde Fiziksel/Cinsel Taciz:

Yine yapılan araştırmalara göre çalıştığımız kurumda üstümüzden, astımızdan çalışma arkadaşımızdan ve müşterilerimizden sözlü veya fiziksel anlamda tacize uğrayanlarımızın çoğunlukla sessiz kalmayı tercih ettiğini belirtiyor ne yazık ki… Çünkü dile getirildiğinde haklı bulunmaktan ziyade suçlanan, hata aranan tarafın kendimiz olacağına inanıyoruz. Yani anlayacağınız tacize maruz kalanda suçlanan da kendimiz olabiliyoruz. Ya da dile getirme cesaretini gösterdiğimizde bir bakıyoruz ki olayların üstü örtülüyor veya daha kötüsü kendimizi işsiz bulabiliyoruz.

İş Görüşmelerine 1-0 Geriden Başlamak:

İş görüşmelerinde sorulması etik olmayan hatta suç sayılan sorulara maruz kalmak ve işi alabilmek için yalan söylemek ya da doğru söylediğinde işe kabul edilememek gibi sorunlara sahibiz. Yada bekarsa evlilik planı var mı? Evliyse çocuk planı var mı? Çocuğu varsa işe yeterli özeni gösterebilecek mi? Kaygılarına maruz kalabiliyoruz. Bu gibi sorularla iş görüşmelerinde bile 1-0 yenik başlıyoruz iş yaşamına.

**Buradan İK’cı arkadaşlarımın bu anlamda daha insancıl ve empatik yaklaşımda bulunmalarını rica ediyorum.

İş ve Aile Rollerinin Uyumlaştırılamaması/Dengesizliği:

Toplumumuzda baskın olan kadının önce evinin kadını ve çocuklarının annesi olması gerektiği düşüncesinin baskıcı tutumu hala çok yoğun bir şekilde omuzlarımıza yükleniyor. Hala kadının iş yaşamında sosyal bir duruş sergilemesini hazmedemeyen ve eğer kadının çalışacaksa hem evinde/ ailesindeki sorumluluklarını tek başına üstlenmesini hemde burada yaşadığı sıkıntıları iş hayatına asla yansıtmamasını bekliyoruz. Hâlbuki yasalarla da kadınların çalışma saatleri, çalışma şartları, ücret ve yan haklarının daha büyük atılımlarla güncellenmesi gerekiyor. Çalışan anneler için şirketlerde kreşler bulundurulmalı, süt izinlerinin kanunen belirlenen şartlarda kullandırılması vb. uygulamaların arttırılması gerekmektedir.

Cam Tavan Sendromu:

Çalışma yaşamındaki kadının sadece cinsiyetinden dolayı kariyer basamaklarını tırmanmasına izin vermiyoruz. Öyle ki o pozisyona uygun olmasına rağmen erkek adayları tercih ediyoruz. Üzerlerine tırmanamayacakları camdan bir set örüyoruz. Bu bahsettiğim sorunları yaşayan binlerce kadın var çalışma yaşamında hatta belki sen dahi bu kadınlardan biri olabilirsin.

Hâlbuki kadın: Yaradılışı gereği hem daha detaycı çalışan beyni, hem de yaşam içerisinde üzerine yüklenen sorumluluklar dolayısıyla aynı anda birden çok iş yapabilme yeteneğine erişmesiyle, düzenli ve planlı organizasyon becerileriyle, kıvrak zekâsıyla, daha anaç ve insancıl yaklaşımıyla ve güçlü duruşuyla girdiği çalışma ortamına taze kan olmaktadır. Bu nedenle şirketlerde kadın – erkek çalışan sayısını dengede tutmak, yapıların katlanarak çoğalmasını umut ediyorum.

Sevgi ve selamlarımla.

Gizem T.A.

 

2 Yorum

  • Ümmü Güner Mart 29, 2018, 12:46 pm

    Harika bir yazı 🙏🏼 Emeğine sağlık👍🏼

    • Gizem T.A. Nisan 11, 2018, 2:11 pm

      Teşekkür ederim 🙂
      Gizem T.A.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir