Mutlu İnsanlar = Mutlu Şirketler

Mart 29, 2018

Tekrar merhaba,

İnsan; organizasyonların en küçük ama en güçlü kaynağıdır. Bu nedenledir ki şirketlerin yapması gereken yatırımların en büyüğünü önce insanlar hak eder. Güçlü bir organizasyon için, güçlü ekiplere, güçlü ekipler için ise güçlü insanlara ihtiyacımız vardır.

Günümüzde büyük organizasyonlara baktığımızda gerçekleştirilen uygulamaların çoğunluğunun insan odaklı geliştirmeler olduğunu görüyoruz. Ben sizler için en önemli uygulamalara aşağıda bir parantez açmak istedim. Bu listeyi istediğiniz gibi uzatıp geliştirmek sizin elinizde sadece bir şeylere start verirken insan odaklı olmayı unutmayalım yeter diyerek başlamak istiyorum.

Günümüzde şirketlerinin çalışanlarının mutluluğu için yaptığı uygulamaları gelin birlikte inceleyelim.

-Gelişim ve Eğitim Programları

-Yan Haklar Sepeti

-Motivasyon Etkinlikleri

-Yaşayan Çalışma Ortamları

-Doğru İşleyen Şirket İçi Prosedürler/Sistemler

-Şirket Havasını Değiştiren Yarışmalar

-Ödüllendirme Sistemleri

-Öneri Sistemleri

1.Gelişim ve Eğitim Programları: Her yıl belli bir bütçe ayrılarak her çalışanı için gelişimi öngören eğitim vb. programların planlandığını görüyoruz. Bu amaçla düzenli ve sistemli yürütülen programların takip edilerek pekiştirilmesi durumunda öğrenilen tüm bilgilerin pratikte ve zihinsel uygulanabilir olmasını sağladığımız takdirde hem kişisel hemde doğru orantılı olarak organizasyonun gelişimini desteklemiş oluruz.

*İnsanlar kendilerine +1 katılan yerlerde kendilerine olan özgüvenlerinin arttığını hissederler. Bu programlar bu motivasyon noktasını tetikleyecektir.

Dip Not: Buradaki en büyük yanılgı; bu programları sadece yaptık diyebilmek için yapmak oluyor. Yıl sonu toplantısında bunu yaptık demenin gururunu gerçekten yaşayabilmek için işler bir yapı ve sistem kurabildiğimizden emin olmakta fayda var derim.

2.Yan Haklar Sepeti: Özellikle günümüzde organizasyonların çalışanları için gerçekleştirdiği güzel ve özgür bir uygulama olduğuna inanıyorum. Pepsico, Albaraka Türk vb. birkaç şirketin uygulamaya başladığını söyleyebilirim… Şirket içi aidiyet algısını artırmak ve mutlu çalışanlar topluluğu oluşturabilmek için kendilerinin oluşturduğu seçeneklerden, çalışana istediği yan haklardan yararlanma hakkı sunuyorlar. Bu sayede gerçekten çalışan beklentilerini maksimum düzeyde karşılamayı öngörüyorlar. *İnsanlar beklentilerine maksimum cevap veren organizasyonlarda yer almayı tercih sebebi görüyorlar. Bu uygulama bu motivasyon noktasını tetikleyerek çalışan bağlılığını artırmanıza yardımcı olacaktır.

3.Motivasyon Etkinlikleri: Organizasyonların yine çalışan memnuniyeti için yaptıkları harika girişimler sayfalarımızı, sosyal medya hesaplarımızı süslüyor. Şirket içi yemek organizasyonları, happy hour, iş çıkışı aktiviteleri vb. uygulamalar yine aidiyeti artıran ve işe koşarak gelen çalışanlar topluluğu oluşturuyor ve içeride samimi, içten bir iletişim havası yaratıyor.

*İnsanların işten ayrılma sebeplerinin çoğunlukla ekip arkadaşlarıyla veya üstleriyle olan iletişimsizliklerden kaynaklı olduğunu biliyor muydunuz? İşte tam burada bu uygulamalar ile insanları birbirine kaynaştıran ve içeride samimi bir hava oluşturan, birbirlerine karşı daha ılımlı, empatik ve içten iletişim kuran ekipler oluşturmak çok akıl kârı gibi duruyor. Bu sayede çalışanlarınız size daha sadık ve aynı zamanda daha az problemle gelecektir.

4.Yaşayan Çalışma Ortamları: Burada 2 ana püf nokta var aslında.

1.’si çalışılan ortamların kolaylaştırıcı, ergonomik, dinlendiren ve yaşayan fiziksel ortamlar olması gerekiyor. Fiziksel şartlar belki çok elverişli olmayabilir ama bu ortamları keyifli ve çalışılabilir kılmak sizin elinizde… (Hatta ekipçe yapabileceğiniz nefis bir etkinliğe bile dönüştürebilirsiniz bu organizasyonu. Çalışmaktan keyif alacağınız bir alana dönüştürün masalarınızı ve ofislerinizi.J)

2.’si ise üst yönetimin nefes aldıran bir yapıda olması gerekir. Siz çalışılan fizikse ortamı istediğiniz kadar iyi şartlarda tutun eğer ekiplerinizi doğru liderlere emanet etmediyseniz negatif bir baskı ve işi kolaylaştırmaktan ziyade çıkmaza sokan bir iletişim havası varsa orada çalışanlarınız için yaşayan bir ortam oluşturmuş sayılmazsınız.

*İnsanları Google vb. şirketlerde çalışma isteğine iten başlıca sebeplerden biri de budur. Hep duyarız ya “Google’da çalışanlar şöyle bir ortamda çalışıyor vs.” diye. Bu motivasyon noktasını bu maddeyle yakalayabilirsiniz.

5.Doğru İşleyen Şirket İçi Prosedürler/Sistemler: Çalışan memnuniyeti sağlamanın en önemli adımlarından biri de doğru sistemler kurmaktır. Buradaki sistemden kastım doğru ücretlendirme, doğru dikey ve yatay geçiş/terfi süreçleri (Örneğin; şirketinizde geçirdiği yıla göre değil yeteneğine göre yükselme), doğru kariyer yolu planlama döngüsü, doğru işe doğru insan. Bu sistemlerin doğru çalıştığı organizasyonlarda adalet anlayışının oturduğu bu nedenle çalışan güveninin kazanıldığı bir yapıya sahip olacaksınız. Bu da sizi çalışılmak istenen bir organizasyona dönüştürecek ve çalışan bağlılığını, mutluluğunu artıran en önemli dayanağınız haline gelecektir.

*İnsanların en başlıca ihtiyaçlarından biri de Maslow piramidinden bildiğimiz güven duyma ihtiyacıdır. Güven duyduğumuz yere bağlı kalmak için elimizden geleni yaparız. Bu ihtiyaç noktasını burada yakalayıp çalışanlarımıza güven duydukları bir sistem sağlamak burada bize düşüyor.

6.Şirket Havasını Değiştiren Yarışmalar: Bu uygulamaların önemi şudur ki şirket içerisinde eğlenerek iş yapmanın temellerini oluştururken aynı zamanda koşan çalışanlar=koşan şirket vizyonuna girdi sağlamış oluruz. Şirket içerisinde tatlı rekabet ortamı, koşulan bir havucun her daim olması dinamik, koşan, eğlenen ve işleyen bir yapının oluşmasını sağlayacaktır. Hatta bu anlamda yeni adımlardan biri de artık oyunlaştırma süreçleridir. Çalışanlarınızla işlerinizi kocaman bir oyuna dönüştürün ve tüm oyuncu tiplerine göre aksiyonları oluşturun bu gibi oyun ve yarışmaların hâlihazırdaki işlerinize olan pozitif etkisini hızlı bir şekilde göreceksiniz.

*Hep görürüz ömür boyu mutlu olmak için önce işinizi sevin diye. İşte işi sevdirebileceğimiz harika bir uygulama. Çalışırken eğlenmek, eğlenirken çalışmak hangimiz istemeyiz ki… Günün nasıl geçtiğini anlamadan keyifle çalışanlar topluluğu oluşturmak istiyorsanız sizi böyle alalım…

7.Ödüllendirme Sistemleri: Burada maddi br ödüllendirmeden ziyade manevi ödüllendirme sistemlerinden söz etmek istiyorum. Çünkü kalbe dokunmayan ödül uçup gidecektir. Yani istediğiniz etki tepkiyi size vermeyecektir. Önemli olan işleyen bir ödül sistemi kurmaktır. Belli kariyer duraklarına ödülleri sıralamalıyız. Katettikleri yola aralıklarla “Tebrikler” yerleştirmeliyiz. Mesela yıldönümleri çok önemli, başarıyla tamamlanan işler sonrası ısmarlanan bir öğle yemeği, herkes içerisinde yapılan tebrik kutlamaları (doğru zaman doğru yerde güzel geri bildirim), özel gün jestleri(doğum gününde yarım gün izin mesela). Siz bu listeyi şirket kültürünüze, maddi yeterliliklere, fiziksel ortama ve ekiplerinize göre dilediğiniz gibi geliştirip büyütebilirsiniz ama demek istediğimi anlatabildiğime inanıyorum. Burada püf nokta “kalbe dokunmak”.

*Maslow piramidine göre insanın bir diğer ihtiyacı da sevgi ihtiyacıdır. Ekiplerinizi sevin ve kalplerine dokunmak için çabalayın. Sizlerin bu çabalarınızı mutlaka görecek ve karşılığını vereceklerdir.

8.Öneri Sistemleri: İnsanın yaradılış gereği kendini değerli ve önemli hissetmek istemesi bir gruba dahil olma çabası motivasyon artırıcı en önemli detaydır. Bu öneri sistemleri insanın en çok bu talebine cevap verir. Şirket içerisinde bir söz söyleme hakkı kendisini o şirket için ne kadar önemli olduğunu hissettirecek ve bu sayede kazan kazan ilişikisini kurmanızı sağlayacaktır. Şöyleki; hem çalışanınız şirketiniz için artı değer yaratacak fikirler oluşturarak üretkenliğini hep aktif tutacak ve size belkide öngöremediğiniz bir gelişim sağlayacak hemde bünyenizde kendisinden emin hissedecek bu kendisine harika bir motivasyon butonu olacaktır.

Şimdi iyi hoş uygulamalar ama bunları yapmak öyle kolay değil dediğinizi duyar gibiyim. En çok duyduğum itirazları ve çözümlere de küçük bir bakış açısı oluşturmak isterim.

“Bütçemiz yok/yetersiz”: Önerdiğim çoğu sistem büyük bütçelere ihtiyaç duymadan elele vererek start verebileceğimiz projeler. Şunu unutmayarak yola çıkmalıyız. Doğru insana doğru yatırım her zaman *2 olarak size dönecektir.

“Şirket kültürü uygun değil”: Önemli olan bizim bu uygulamaları şirket kültürüne uygun bir şekilde yürütülebilir hale getirebilmemiz. Sonuçta o koltukta bizi bu yeteneğimiz için oturtuyorlarJ

“Fiziksel ortam uygun değil”: İnanın öyle ortamları öyle keyifli hale getirebiliyoruz ki asacağınız mini bir etkinlik panosu bile ekibinize bir şeyler oluyor algısını yaratacak heveslendirecektir. Ya da küçük çiçekler, renkli post-itler, minik bir kütüphane, kitap okuma yarışmaları, sakin dinlenme alanları yapmak bizim elimizde. Sadece başlamak mesele gerisi gelecektir siz inanın yeter ki…

Unutmayalım küçük parçalar büyük parçaları tamamlıyor. Aşkla çalışan, keyifle bu yolda koşan, gülümseyerek işine başlayan ve bünyenizde çalıştığı için kendini şanslı hisseden çalışanlar topluluğunun sizi nasıl yukarılara çıkarabileceğini keşfetmenin tadına varmanızı dilerim.

 

Sevgi ve Selamlarımla.

Gizem T.A.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir